ENSTRÜMANTAL MÜZİĞİN KEYFİ: ZAFER DİLEK

 

Son yıllarda çıkan albümlerin içeriğine baktığınızda kaliteli de olsa kalitesiz de olsa her türden güfteli şarkıların varlığına tanık olursunuz, bırakın enstrümantal albümleri herhangi bir albümün içinde bir tane enstrümantal şarkıya bile rastlamak oldukça zordur fakat 1970'lerde böyle değildi bu durum. Onyılın hemen başında hatta öncesinde bile Erol Pekcan, Süheyl Denizci ve orkestraların çabalarıyla ayrıca grupları olan anadolurock sanatçılarının 45'liklerinde bolca enstrümantal müziklerin varlığını gözlemleyebiliriz. 70'lerde bu akıma Yurdaer Doğulu'nun Metin Alkanlı'nın ve Zafer Dilek'in de dahil olmasıyla ortaya göz dolduran bir enstrümantal mozaiğin meyveleri dolmuştur.

 

Zafer Dilek, asıl adıyla Zafer Delikli, bu akıma 1971 yılında çıkardığı Avuçlarımda Hala... 45'liğiyle dahil olmuş ve alan içerisinde oldukça tutulmuştur. Her yıl çıkardığı enstrümantal 45'liklerin piyasada kabul görmesiyle de tür içinde başarı grafiğini hızla yükselten işlere imza atmıştır ve 1973 yılında bu çalışmalarına birkaç şarkı daha ekleyerek ilk Longplay'ini yapmıştır. Yonca Plak'tan çıkan ve stereo ses düzeneğiyle dinlemesi gayet keyifli olan bu albüme Dilek kendi adını vermiş ve önyüzüne poster olacak kalitede harika bir de poz bırakmıştır.

 

O yıllarda Karaca-Koray-Manço üçlüsü ve diğer anadolurock gruplarının da sahaya sürdükleri yaratıcı düzenlemelerin trafiği içerisinde pop akımının bile ikinci plana düştüğü sağlam düzenlemelerin var olması Dilek'i fazlasıyla heyecanlandırmış olacak ki bu plakta yaptığı şarkıların her biri birbirinden yaratıcı eserlerle dolu. İleriki yıllarda bolca Türk filmlerinde kullanılacak olan Modern Oyun Havaları albümüne esin kaynağı olan ve 1973 yılında 45'lik olarak çıkan Çiçek Dağı'nın klasik anadolurock sentezinin izlerini taşıyan düzenlemesiyle açılan plak, Türk Sanat Müziği'nin her daim en sevilen şarkılarından biri olan İntizar'la devam ediyor.

 

Zafer Dilek bu albümleri yapmadan evvel de çeşitli sanatçıların plaklarında aranjör koltuğuna oturduğundan stüdyo araçlarının kanal özelliklerini gayet rahat kullanıyor bu albümde. Bunun en çok hissedildiği şarkı da İntizar. Çok enstrümanlı diğer düzenlemelerin zenginliğine klasik grup enstrümanlarını doğru kullanarak ince bir icraya hayat veriyor Zafer Dilek bu şarkısında. İntizar da Çiçek Dağı ile aynı 45likten gelme bir şarkı. Albümün üçüncü şarkısı Dilek'in ilk 45'liği Avuçlarımda Hala...'nın ikinci yüzündeki Köroğlu... Bildik, Benden Selam Olsun Bolu Beyine türküsünün flash diye tabir edebileceğimiz kalitesinde bir düzenleme. Albümün dördüncü şarkısı ilk kez bu albümde yayınlanıp 1976 yılında 45'lik olarak sunulan Hasret. Dinleyicinin Tanju Okan ve Nesrin Sipahi'nin sesinden tanıdığı Yunan bestesi Hasret'in diğer şarkılara göre biraz yavan kalmış ama yine de vasatı aşabilen bir aranjesi.

 

Albümün A yüzü 1973 yılının son 45'liği olan Sevda Yolu'nun arka yüzünde yer alan Sevdikçe Yaşarım. Albümün asıl ağırlığının yer aldığı B yüzü ise yine ilk kez bu albümde yer bulan ve Emel Sayın başta olmak üzere söylemeyenin kalmadığı Yaşadım mı Öldüm mü ile açılıyor. Şarkı o kadar güzel ki kimden dinlerseniz dinleyin mutlaka sizi sarabiliyor. Ülkü Aker beste-güfte uyumu konusunda en iyi örnek diye nitelendirilebilecek sözler yazmış ama tabii bu albümde enstrümantal olarak kullanılıyor. Yaşadım mı Öldüm mü'den sonra tempo hiç düşmüyor ve en az onun kadar güzel olan bir Zafer Dilek miladı olan Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var geliyor. Yusuf Nalkesen'in söylemesi son derece zor olan bu şarkısında da Zafer Dilek o diğer icracılardan çok farklı gitar teknikleriyle ustalığını konuşturuyor.

 

Yalnızca bu albümde rastlanan kısa ama hoş bir Bergama Zeybeği'nin akabinde yine B yüzünün ilk iki şarkısının kalitesine eş, oldukça sağlam bir Bu Akşam Bütün Meyhanelerini Dolaştım İstanbul'un yorumu çıkıyor karşımıza. Şarkının bilindik yavaş temposunu kendi anlayışına göre hızlandırıyor Zafer Dilek. Albüm, yine bir klasikle Gördükçe Seni ile sonlanıyor ve Çiçek Dağı ile başlayan o iç açıcı tempoyu yakalıyor.

 

Enstrümantal albümler arasında eğer bir sıralama yapılacaksa Önder Bali'nin Altın Klarinet'i ve Yurdaer Doğulu'nun Elveda isimli toplamasıyla birlikte bu albüm kesinlikle ilk üç sırayı alır. Bu tip enstrümantal albümleri nerede bulursanız mutlaka edinin dileklerimle ayın mevzusunu kapatıyorum

 

Gelecek ay görüşmek üzere…

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !